Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Halil Keskinoğlu’dan Okul Saldırılarına Sert Tepki “Bu Bir İhmal Değil, Sistematik Bir Krizdir”
Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Halil Keskinoğlu, Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, olayların münferit olmadığını belirterek eğitimde güvenlik zafiyetine dikkat çekti ve acil önlem çağrısında bulundu.
Kocaeli Anahtar Parti İl Başkanı Halil Keskinoğlu, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yaşanan okul saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Keskinoğlu, iki gün içinde yaşanan saldırıların tesadüf olmadığını belirterek, bunun uzun süredir göz ardı edilen güvenlik ve eğitim politikalarının bir sonucu olduğunu ifade etti.
“Bu vahim saldırılar, tesadüf değildir”
Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Halil Keskinoğlu, açıklamasında, “Dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin pompalı tüfekle düzenlediği silahlı saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis memuru ve 1 kantin çalışanı olmak üzere toplam 16 kişi yaralanmış, saldırgan olay yerinde intihar etmiştir. Bugün Kahramanmaraş Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda ise 8. sınıf öğrencisi bir çocuğun sırt çantasında getirdiği çok sayıda silah ve şarjörle hedef gözetmeksizin ateş açması sonucu 1 öğretmen ve 3 öğrenci hayatını kaybetmiş, 20 kişi yaralanmıştır (4’ünün durumu ağırdır). İki günde iki okulda yaşanan bu vahim saldırılar, tesadüf değildir; yıllardır göz yumulan, önlenmeyen, hatta görmezden gelinen sistematik bir güvenlik ve eğitim krizi tablosunun acı bir sonucudur. Anahtar Parti olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na ve hükümete sesleniyoruz: Bu kanlı tabloda sorumluluk sizdedir.
“Bu ihmalkârlık, masum canlara mal olmaktadır”
70 bin personel vaadi nerede kaldı? Milli Eğitim Bakanı, defalarca “okullara yeterli destek personeli” atayacağını, güvenlik ve temizlik personeli ihtiyacını gidereceğini kamuoyuna duyurmuştu. Aradan aylar geçti; bugün hâlâ 70 bini aşkın personel kadrolu olarak atanmamıştır. Okullarımızda güvenlik görevlisi eksikliği, kantin ve temizlik işlerinin öğretmenlere ve öğrencilere yüklenmesi, kapıların açık bırakılması, metal dedektörlerin yetersizliği ve acil durum protokollerinin uygulanmaması, dün Siverek’te ve bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan katliamların zeminini hazırlamıştır. Bakanlığın bütçesinde bu atamalar için kaynak ayrılmadığı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda da açıkça görülmüştür. Bu ihmalkârlık, masum canlara mal olmaktadır.
“İki saldırı arasında 24 saatten az zaman var”
Dün Siverek’te yaşanan saldırıdan sonra neden hiçbir güvenlik önlemi alınmadı? Siverek saldırısı sabah saatlerinde gerçekleşti. Aynı gün öğleden sonra ve ertesi gün Kahramanmaraş’ta benzer bir vahşet yaşandı. Arada 24 saatten az zaman geçti. Peki Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ne yaptı? Okullara ek güvenlik personeli sevk edildi mi? Kapılar güçlendirildi mi? Psikososyal destek ekipleri mi gönderildi? Hayır. Tek bir genelge, tek bir acil talimat bile yayınlanmadı. Bu, “bir daha olmaz” diye bekleyip kaderci bir yaklaşımın ta kendisidir. O koltukta neden hâlâ oturuyor? Bir bakan ki, okullarda güvenlik ve personel açığının bu kadar bariz olduğu bir dönemde, 70 bin personeli atamıyor; okulları koruma görevini yerine getiremiyor; üstelik iki günde iki okulda can kaybı ve yaralanmalar yaşanıyor… Bu bakanın hâlâ koltuğunda oturması, eğitim camiasına ve milletimize karşı açık bir saygısızlıktır. Görevini yapamayan, sonuç alamayan, sadece açıklama yapan bir yönetim anlayışıyla Türkiye’nin gençlerini ve öğretmenlerini korumak mümkün değildir.
“Okullarımız “güvenli liman” olmaktan çıkmıştır”
Neden halen masum öğretmenler ve öğrenciler ölüyor? Çünkü okullarımız “güvenli liman” olmaktan çıkmıştır. Çünkü şiddet, toplumun her alanında normalleştirilmiş, eğitim kurumlarında ise önleyici tedbir alınmamıştır. Çünkü öğretmen atamaları yıllardır yetersiz yapılmış, ücretli öğretmenler asgari ücretin altında ezdirilmiş, okullardaki personel açığı kronikleştirilmiştir. Çünkü “okul güvenliği” denince akla sadece tabela asmak gelmiş, somut önlem alınmamıştır.
“Bu çocuklar, yıllarca sürecek bir psikolojik travmayla karşı karşıyadır”
Bu çocuklar o travmayı nasıl atlatacak? Gözlerinin önünde öğretmenlerinin vurulduğunu, arkadaşlarının kanlar içinde yere yığıldığını gören çocuklar… Silah sesleriyle sarsılan, sınıftan kaçmaya çalışırken yaralanan, hastane koridorlarında bekleyen çocuklar… Bu çocuklar, yıllarca sürecek bir psikolojik travmayla karşı karşıyadır. Okulda güvenlik yoksa, can güvenliği yoksa, o çocuğun zihninde “okul = ölüm korkusu” kodlanmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın acilen her iki ildeki okullara yeterli sayıda psikolog, rehber öğretmen ve travma uzmanı göndermesi, uzun vadeli bir psikososyal destek programı başlatması zorunludur. Aksi takdirde yarın başka Siverek’ler, başka Kahramanmaraş’lar yaşamaya devam edeceğiz.
Taleplerimiz nettir:
1 70 bin destek personeli (güvenlik, temizlik ve idari personel) derhal kadrolu olarak atanmalı ve okullara dağıtılmalıdır.
2 Tüm okullarda profesyonel güvenlik protokolleri, metal dedektör sistemleri ve acil durum tatbikatları zorunlu hale getirilmelidir.
3 Her il ve ilçede 7/24 psikososyal destek merkezi kurulmalı, özellikle Siverek ve Kahramanmaraş’taki öğrenciler ve öğretmenler öncelikli olarak kapsamlı travma tedavisi almalıdır.
4 Öğretmen atamaları, gerçek ihtiyaç doğrultusunda (en az 70 bin) yapılmalı; ücretli öğretmenlik sistemi sona erdirilmelidir.
5 Eğitimde şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmeli, okullarda “sıfır tolerans” politikası uygulanmalıdır.
6 Görevini yapamayan Milli Eğitim Bakanı derhal istifa etmelidir.
Eğitim, geleceğimizin teminatıdır. Okullarımız, şiddetin değil; bilginin, güvenin ve umudun adresi olmalıdır. Bu iki elim olayın faillerini kınıyor, yaralananlara acil şifalar, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.
Ailelere, eğitim camiasına ve tüm milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz” dedi.